It just pisses me off when friends mock and complain that I can’t come out anytime I want. Ok, I am quite a lazy guy and going out is the hardest thing to do for me sometimes. I procrastinate a lot as well.

But I can’t just have classes only and hang out the other times. I have got a lot of things to read and write. When I say this to them, the answer I get is “yeah right.”

Social sciences/humanities aren’t like any other area of study. It requires a lot of time spent personally for researches and writing.  Most of the time, even if I am not reading or anything, I think for new ideas and try to construct the things I will do.

People just don’t realize how much time I need to write a proper paper. And I would gladly be in their shoes so they can see how time consuming, mind numbling, soul leeching a work this is.

I feel so pissed.

177 views Tags: , ,

Related to previous post in some respects that no one needs to understand…

Weekdays should be spent to rest up from the weariness of the weekends. As Adam says in Mark Twain’s “Extracts from Adam’s Diary“:

“MONDAY — I believe I see what the week is for: it is to give time to rest up from the weariness of Sunday. It seems a good idea…”

178 views Tags: , ,

Psychosomatic thingy is not the reflection or representation of mind in the body. It is the protest. It is the silent scream or passive resistance of the body. Or I better not say passive resistance - it is when the body becomes passive aggressive. It is when you laugh with anger when people think you are physically sick.

It is the convergence of your body and mind. It is having orgasmic pleasure with all of your body as much as crying as a whole with it. It is preferring to shut up and being able to appreciate silence. It is being able to appreciate and bear things that others can’t. It is difference but not différance. It is deferring only when something bothers you so you can converge your body and mind even more.

It is how you expel yourself each time you throw up.

241 views Tags: ,

Ok… It has been a long break - since I last wrote stuff on my blog - for me. The main reason being my web hosting company screwed up my site while moving the whole server to a new one. The unlucky me (as usual) was out of town and could not verify whether my files were successfully moved. In short, all my files - the huge theme editing/customization I did and all images I posted are gone poof. Hopefully, I later learnt that the MySQL database was there, so at least I got all the stuff I wrote in the last one and almost a half year back.

Anyway, so I’ll be updating my blog from now on, with one major change though. I won’t be writing in Turkish as I did earlier. The main reason being I can’t be arsed to translate the whole theme to Turkish. This doesn’t mean I’ll never ever use my mother tongue, but the main language will be English (one less native-language-blog in the blogosphere, as if someone cares).

So, this is the story so far. I’ll be writing what happened in the last few months (well, slightly) in the next post. Also, I have to make some customizations to this site as well, like updating my movie review addon and so on.

So, hello world!, again.

374 views Tags: , , ,

Aslında tam olarak öyle değil. Ancak yazı başlığının biraz özetleyici olması gerekiyordu, bu yüzden öyle oldu. Her neyse… Konu şu ki;

Ne? bölümünü okuduysanız orada şöyle diyor:

» Read the rest of the entry..

284 views Tags: ,

Arkada Frank Zappa ve ’strictly commercial’ ifadesini duyarken aklıma geldi. Dünyayı yeni keşfetmiş teenager muhabbeti yapmayacağım. Ama gerçekten de, ne kadar ticari bir hale geldi(k) (Aah! bu ifadelerden de nefret ederim, neyse).

Diyeceğim şu ki… Bir film izleyip (misal Fight Club) ne güzel sistem (peh peh) eleştirisi yapıyor diyenler… Ya da bazı grupların çok içten şarkıları olduğunu iddia edenler…

En güzelini Zappa demiş: Strictly Commercial… Ya da “We’re only in it for the money”

308 views Tags: ,

Sanırım şu ‘yurdum insanı’ ifadesini nereye koysanız cuk oturuyor. Sayfaya yazılan yorumlardan eposta yoluyla haberdar oluyorum. Okuduktan sonra üf püf diyerek ne onaylama ne silme gereksinimi duyuyorum. Birkaç tanesini ibret olsun diye yayınladım. Malum, sansür kötü şey.

İnsan her şeyi eğlenmek için mi kullanır ya? Bir ton örnek yazabilirim buna şu an. Ekşi Sözlük‘ü açın bakın, yan taraftaki şeylerden yarısından fazlası gereksiz abidik gubidik şeyler değilse neyim. Youtube’ta Türkiye’den çıkma doğru dürüst bir şeye de rastlamadım. En azından bana ‘ahahaha olm bak lan süper, acayip yarık’ ifadesiyle geliniyor sürekli.

Bunun dışında, sevgili internet günlüğümü (ihmal edip 2.1.1′e güncellememiş de olsam henüz) ağlama duvarına dönüştürme çabası olanları da kınıyorum. Hadi efenim, başka kapıya. Bir yorum onayladık, iki yorum onayladık. Günlük yaşamda fark edilmeyen şeylerden bahsettim ‘aah ah insanlar ne boş. işte ben bundan muzdaribim’ şeklinde yorum yazanlar oldu. Öğrenci olmuş her gencin yapacağı işlerini erteleyip boş zamanında yapmadığı şeyleri iş yapması gereken zamanlara attığını anlattım kendi üzerimden. Yine nereden o mesaja ulaştıklarını anlamadığım yorumlar geldi. Silmediğim yirmi kadar yorum var bu şekilde duran. Buraya önemsemesem bu kadar emek harcamazdım değil mi? Ayrıca evet, pek elitistim.

318 views Tags:

Aylardır olan ve ara sıra bozduğum suskunluğumu tekrar bozayım istedim. Öncelikle yorumlarını yayınlamadığım, televizyonda Ayşe Arman’ı izleyip bir şekilde buraya gelen insanlar: lütfen alt+f4.

Daha çok evde dinlenerek geçirdiğim yarıyıl tatilinden sonra okul tekrar açıldı. OKula çok severek gitmiyorum çünkü ortamı çok sevmiyorum. Lisemle aramda kurduğum bağlantı ne yazıkki üniversitemle aramda yok. Zaten okula da oldukça gıcık oluyordum sürekli başarı bursumu kestiklerinden. Neyseki dönem başında başarı bursumu tekrar verdiklerini öğrenince sevindim. Para falan bir tarafa, bir şekilde emeğin karşılığını almamak üzüyor insanı. Zaten bu nedenle son birkaç aydır arabesk oldum. Hırslı falan bir insan değilim kesinlikle, olmayı da istemem. Her neyse, detayına girmeyeceğim şeylere teğet de geçmeyeyim.

Yorularak geçirdiğim yaz tatilinden sonra olan birkaç şeyin ardından boşlamıştım kendimi oldukça. Bu tatil şöyle  bir (sözle: şööööyle bi’) dinlenmeme olanak tanıdı.

Yeni döneme gelecek olursak… Her ne kadar babam ‘işlerini biz mi takip edeceğiz, sınav başvuru tarihi geçiyor’ diyerek mırın kırın etse de, okula tekrar ayak uydurdum sanıyorum. Güz döneminde okulda uğraştığım şeyleri özlediğimden hevesli olsam da, genelde bahar dönemi ‘uf puf’ diyerek başlıyor benim için.

Bu dönem biraz göz korkutucu derslerim var diyebilirim. O kadar okumanın altından bir insan nasıl kalkar bilmiyorum. Ben ki tembel herifin tekiyim. Bu yazıyı yazıyorsam, okumam gereken makaleler olduğu içindir (bkz. ‘Can Sıkıntısı Giderme Yöntemleri’). Geçen sene üstten aldığım Amerikan Kültürü ve Film dersinin ilk saatine girdim geçen hafta. İçim gitmedi desem yalan olur, tekrar almayı isterdim doğrusu. Ders sayısı yormuyor da, çok da eğlenerek yapmadığım dersler oldukça sıkabiliyor. Neyseki isteyerek aldığım, kadın çalışmalarıyla ilintili bir dersim var. Bir alt sınıfla alıyor olmamız dersi nasıl yapacak bilmiyorum.

Daldan dala atladığım yazıma uykuyla devam edeyim. Yarıyıl tatilimde sabaha karşı 4-7 arası yatıp öğlen 12 de kalkmaya alışmıştım. Meşgul olduğum ve severek yaptığım şeyler varsa uykusuzluk koymuyor. Biraz okul için düzene girmem gerek. Okulun ilk haftası, dersin sabah başladığı birkaç kişi sarhoş gibi olduğumu söylemişlerdi. Ayrıca aklıma gelmişken, yeni bir termos-bardak edinsem iyi olur. Nihayetinde, kafein öğrencinin kadim dostudur.

Her neyse, bu dönem mezun oluyorum. Dönem sonuna kadar okul ve okul sonrasıyla ilgili yapılacak tonla şey var. İstediğim her şeye yetiştim şimdiye kadar, okul temposuna tekrar alııştığımda bu işleri de düzene koyacağım. Hatta bugün duvara mantar pano görünümlü kendinden yapışkanlı panomsu bile astım. Bu arada duvarımdan düşen bir film afişi hala müzik setimin üstünde toz örtüsü işlevi görmekte. Ödev ya da okuma yapmam gereken bir günde asarım diye düşünüyorum.

Son bir eklenti olarak da, aylardır rakı (karaciğer bayram etti havalar soğuyunca) içmiyorum. Eş dost toplayıp bir sofra kurmak gerek hazır havalar ılımanken. Ayrıca son birkaç yılda git gide sevmeye başladığım elektronik ve minimalist müziklerden de Jean Michel Jarre’ın Oxygene 7-13 albümünden Oxygene 10′u tatlı dille tavsiye ederim.

Ayrıca kısa saç ftw!

334 views Tags: ,

Aylardır sayfama bir şey yazmıyorum. Aslında çoğu kez dönüp bakmıyorum da. Şimdi niye bilmiyorum bir şeyler yazasım geldi. Bunun nedeni büyük olasılıkla şu: Hani ertesi gün sınav vardır (aynen bugün olduğu gibi), odanız darmadağındır (aylardır olduğu gibi) ve düzenlemeyi dönem sonuna atmışsınızdır. Ancak ne hikmetse, ertesi gün sınav olduğundan yapacak iş icat edilir. Odamı toplamadım ama aklımdan geçirmedim değil.

Son birkaç ayda yazmaya başladığım ancak devam etmediğim iki tane yazı vardı. Bir tanesi ‘Beklenti, Beğeni ve Film #2′ başlıklı ve bir öncesinin devamı olacaktı. Diğeri ise ‘Ziyaretçi rekoru ve update!” başlıklıydı. Birkaç katına çıkan ziyaretçi sayısından sonra öyle bir şeyler yazayım istemiştim, başlayıp bıraktım. Zaten son birkaç ay içinde yapmayı planladığım çok (çok!) az şeyi yaptım. Bir diğer ‘taslak’ olarak bekleyen yazı ise Kraftwerk grubuyla ilgliydi. O da yaklaşık bir yıldır bekliyor öyle.

» Read the rest of the entry..

492 views Tags: , ,

“Fuck you! I’m full”

733 views Tags: ,

mumblings on life, literature, computers, media, whining, university life, movies, poetry, music, internet, procrastination, technology, media, horror, gender, blogging, concerts, film studies, wordpress, sexuality, vegetarianism, ideology, i greatly dislike sugar in my coffee, and all other unnecessary crap you would otherwise ignore.