Köşe yazısı ya da gazete okuyarak dünyaya daha geniş bir perspektiften bakıldığına inanan insanlardan değilim. Okumam, eksikliğini de hissetmem. Ara sıra haberler nasıl anlatılıyor/aktarılıyor diye bakarım o kadar.
Yakın zamanda Seda Hepsev‘in yazısıyla (”Sınır Çizgisi: Köşe Yazarlığı, Blog Yazarlığı”) fark ettiğim feminizm/kadın deneyimi/kadın dili ve köşe/blog yazarlığı arasındaki bağlantı ile ayrı bir ilgilenmeye başladım.
Feminist/kadın yazar ve kuramcılar, yazdıkları konular ve yazma üsluplarıyla farklılar. Tabii ki bu durum herkes adına konuşan ve yazan erkekleri rahatsız ediyor.
» Read the rest of the entry..
mumblings on life, literature, computers, media, whining, university life, movies, poetry, music, internet, procrastination, technology, media, horror, gender, blogging, concerts, film studies, wordpress, sexuality, vegetarianism, ideology, i greatly dislike sugar in my coffee, and all other unnecessary crap you would otherwise ignore.