Ne kadar kötü bir film! Arkadaş ortamında ve biraz alkolle güzel olabilir. Her neyse, Night of the Bloody Apes, 1969 yapımı bir Meksika filmi. Gore sahneler bulunuyor ancak pek de korku filmi sayılmaz.
Film hakkında kısa bilgi verecek olursak: bildiğimiz ‘çatlak bilimadamı’ filmi. Oğlu ölüm döşeğinde olan bir doktorun, oğlunu, ona goril kalbi naklederek kurtarmaya çalışması. Tahmin edeceğiniz gibi, bu nakil sonrası oğul Julio gorile dönüşüyor. [ek: yazmayı unutmuşum, daha sonra da ölmek üzere olan bir kadının kalbini naklediyorlar. Bu ameliyat sonrası Julio'nun efemine olmasını bekliyordum dört gözle, ama olmadı :). O filmi de ben çekeceğim inşallah.] Ancak cinsellik gibi insani ihtiyaçları devam ediyor. Hayvanlaşmak dışında, bir nevi Dr. Jekyll ve Mr. Hyde durumu aslında. Ama bu filmde çıplaklığın kullanımı bunu göstermek için değil pek tabi: daha fazla izleyici çekmeye çalışmak. Erkeklerin ölüşünü detaylı olarak görürken, kadınların vücutlarını görüyoruz. Bazı detaylar Hawthorne’un “The Birthmark” öyküsünü oldukça hatırlatıyor aslında. Örneğin bu filmde de bir ocak bulunuyor, öldürülenlerin yakıldığı.
» Read the rest of the entry..


mumblings on life, literature, computers, media, whining, university life, movies, poetry, music, internet, procrastination, technology, media, horror, gender, blogging, concerts, film studies, wordpress, sexuality, vegetarianism, ideology, i greatly dislike sugar in my coffee, and all other unnecessary crap you would otherwise ignore.